Yazarlar

Metiner Sezer Metiner Sezer

İki siyasetçi düşünün. Bunlardan birisi  “inovasyon” diyor. Sıkça “Ar-Ge” kavramından bahsediyor. “Endüstri 4.0 Devrimi”ni dilinden düşürmüyor… Diğeri ise “Türk milleti tehdit ve dayatmalara boyun eğmez” diyor. “Yenikapı Ruhu”ndan söz ediyor. Birilerini “Din ve bayrağımıza saldırıyorlar” diye hedef gösteriyor…

Bu iki hatibi dinleyen vatandaş, birinci hatibi değil, ikinci hatibe hayran oluyor ve onun peşine takılıp gidiyor!..

Kendisini entelektüel sanan kişiler de ikinci hatibi alkışladı ve onunla gitti diye “vatandaşı hor” görüyor! Yanlış!

Bu davranış biçiminin “kültür” ya da “eğitim”le uzaktan yakından hiç mi hiç alakası yoktur! Bu tamamen beyinle ilgilidir.

Beyin, tembel bir organdır; sıkıcı şeyleri dikkate almaz! Hatip, beyni uyarıcı sözler söylemeli ki, beyin ilgilensin.

Saatler süren bir konferanstan çıktığınızda hatırınızda kalan şeylere hiç dikkat ettiniz mi? Dikkat çekici üç – beş kelimeden başka bir şey değildir hatırınızda kalanlar!

Bu normaldir. İnsanların önünde sayısız seçenek var ve ona karşılık zamanları azdır. Dolayısıyla beynin, sıradan söz ve fikirleri yok sayması gayet tabiidir.

Dolayısıyla hatibin, dinleyicilerinin ilgisini çekecek, onların gururlarını okşayacak, hayal güçlerini harekete geçirecek ya da onları şoka sokacak sözler söylemesi icap etmektedir. Öyle yapmakla karşısındaki kalabalığa “kanca” atmış olur. Hatip işte o kanca sayesinde kalabalığın dikkatini üzerine çeker. Bunu yapamazsa, söyledikleri baştan sona doğru olsa dahi kimse ilgilenmez onun söyledikleriyle!

Konuşmasını empati dolu bir hava içinde tamamlama başarısı göstermesi, konuşmanın ana fikrini hedefe ulaştırmak için dozunda bir “mizah” ve “şok” edici sözler kullananlardır.

Şok edici, beklenmedik ve farklı konuşma yapan profesyonellerin kullandığı enstrümanlar arasında “duygu” da önemli yer tutmaktadır. Seyirci ya da dinleyicilerine duygu yüklü mesajlar verip onları etkileri altına alırlar.

Duygu yüklü olay ve sözler dinleyicilerin hafızalarında daha uzun kalmakta ve ayrıca nötr söz ve anılardan daha doğru hatırlanmaktadır. Yıllar sonra “adam demişti” diye hatırlanan sözler işte bu duygu yüklü ya da şok edici sözlerdir. Beyni etkileyen sözler yani.

Dedim ya beyin soyut kavramları işlemek için yaratılmıştır. Verilen mesajlar belirli, eller tutulur açıklamalardan oluşmalıdır. Hatibin ne dediğini gayet açık ifade etmesi lazım: “Bu adam ne diyor” diye etrafına bakınan dinleyici o hatibe hayranlık duymaz!

 

Resmin üzerinde sağa ve sola kaydırarak
bir önceki veya bir sonraki resme
geçiş yapabilirsiniz.

KÜNYE | İLETİŞİM | REKLAM | GİZLİLİK İLKELERİ | KULLANIM ŞARTLARI | PRIVACY POLICY |