Yazarlar

Hasan Sezer Hasan Sezer

Memleketim Gülnar’da yaz aylarında derme çatma sandalyelerden oluşturulan yazlık sinemada siyah beyaz yerli filmler izlerdik. Hatırımda kalanlar, Susuz Yaz, Yılanların öcü gibi filmlerdi. 1968 yılında ise Tarsus’ta renkli filmlerle tanıştım. O yıllarda ilkokula gidiyordum ve Metiner abimle hafta sonu Şar sinemasında oynayan ve ağırlıklı olarak Amerikan Kovboy filmlerini izlemek,  benim için çok büyük ayrıcalıktı. Yıllar yılları kovaladı. Teknoloji hızla gelişti. Haliyle filmlerin konusu da değişti.

Ben ise TRT-1 de pazar sabahları 10 sularında oynatılan ve çoğunu çocukluğumda hayranlıkla izlediğim filmleri tekrar izliyorum. Çocukluk yıllarımda insanların birbirlerini vahşice öldürmelerini, filmin renkli gösteriminin büyüsüne kapılarak izlerken; şimdi ise dehşetle izliyorum. Her filmde ya Kızılderililer her önüne geleni vahşice katlediyor. Ya da Kızılderililer, kafatasları yüzülerek katlediliyorlar. Veya Meksika hudutlarında, kan gövdeyi götürüyor. Kısacası; içki, kadın, kumar ve cinayet her filmin ana unsurları olurken; oluk, oluk kan akmaya devam ediyor. Filmlerde genellikle 1800’li yılların ortası ile 1900’lü yılların başına kadar olan süreçteki Amerika işleniyor.

 

BİRBİRİNİ ADETA KIRAN AMERİKAN HALKI NASIL BİR ARADA YAŞAYABİLİYOR?

 

Yine Amerika’da Zenci – Beyaz kavgalarında da azımsanmayacak katliamlar ve vahşetlerin yaşandığını çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz. Benim anlatmak istediğim konu ise şu! Yıllarca birbirleri ile kanlı bıçaklı olan bu insanlar nasıl oluyor da bir arada yaşayabiliyorlar? Yaşamanın da ötesinde Dünyanın en büyük askeri ve ekonomik gücüne erişerek, amiyane tabirle Dünyanın ağır abisi olarak her ülkede ağılıklarını hissettirebiliyorlar? Bu konuyu iyi anlayabilirsek, ülkemizin içinde bulunduğu çıkmazı da aşabiliriz sanırım.

 

TÜRK TOPLUMU BİR ARAYA GELEMEZ Mİ?

 

Ülkemin insanı arasında kim ne derse desin, tarihin hiçbir döneminde ve günümüzde, insanımızı birbirinin yüzüne bakamayacak kadar etkileyecek vahim olaylar olmamıştır. Olan hadiseler tamamen şer mihraklarının kışkırtması ile olan hadiseler olup, insanlarımızın sağduyulu davranması sonucunda mutlaka önlenmiştir. Peki, Amerika nasıl olmuşta insanlarını ortak bir noktada buluşturup, Dünyaya egemen olmuşken; biz niçin birbirimizle didişip durmaktayız? Onlar yasaları herkese karşı uygulamışlar ve insanlarını buna inandırmışlar. Toplumu oluşturan Zenci, Beyaz, Kızılderili veya göçmen, şunu bilir ki; Amerikan yasaları herkese eşit mesafededir. Haksızlık, kesinlikle yasalarda olmaz. Olursa yasa uygulayıcılarının yanlı tutumundan kaynaklanır ki; bu da mutlaka bir üst mahkemece düzeltilir. Bizde ise maalesef yasalar güçlüye ve güçsüze farklı uygulanır. Birbirimizi aldatmayalım. Herkes kendisinin ayrıcalıklı olmasını ister. Güçlü olan kazanır. Zayıf olan kaybetmeye mahkumdur. Demem odur ki; bu ön yargıyı gerçek bir hukuk devleti olarak kırarsak ve inancımızı samimi olarak öğrenip, hayatımıza tatbik edersek; bu toplum çok kısa sürede mutlaka şaha kalkar. İnsanımız rahat ve huzur içerisinde yaşar. Dünyada söz sahibi olmak ve huzur içerisinde yaşamak istiyorsak, bu kaidelere uymak zorundayız. İnşallah bu seçimler bir milat olur ve ülkece rahat ve huzura kavuşuruz.

 

 

Resmin üzerinde sağa ve sola kaydırarak
bir önceki veya bir sonraki resme
geçiş yapabilirsiniz.

KÜNYE | İLETİŞİM | REKLAM | GİZLİLİK İLKELERİ | KULLANIM ŞARTLARI | PRIVACY POLICY |