Yazarlar

Hasan Sezer Hasan Sezer

Ayda bir kez işim icabı İkitelli Organize Sanayi Bölgesine giderim. Mali Müşavir Selahattin Gök kardeşimle de sohbet ederim. Kendisi;  işine son derece saygılı, bilgi birikimi oldukça yüksek bir kardeşimizdir. Kendi işyerinde iş güvenliği sorumluluğunu yerine getirebileceği belgeyi Bakanlık sınavına girerek elde etti. Birkaç şirketin yanı sıra küçük ölçekli işletmenin defterlerini de tutuyordu. Maalesef, piyasa şartlarından dolayı esnaf ödemelerini yapmakta zorlanmaya başladı. Selahattin kardeşim de denetçi sınavına girip kazandı ve böylece yeni bir mesleği daha olmuş oldu. Meslekler çoğaldıkça; bu meslek örgütlerinin aidatları da cep yakmaya başlar! İstesen de, istemesen de bir şeyler yapmak zorundasın. Ancak; kazın ayağı hiç de öyle olmuyor. Yolunmanın sınırı yok çünkü! Selahattin kardeşim belgeyi almış ama bu defa da saati 500 liradan 90 saat kurs alması gerektiği söylenmiş. Bu da eder mi 45 bin lira! Hadi diyelim gözünü karartıp bu kursu da tamamladın. Peki ;  hazırda iş var mı? Onu da kendin kovalayıp bulacaksın. Yani sözün özü, yıllarca oku,  çalış, sınavdan sınava koş. Tecrübe edin. Karşılığında ise koskoca bir soru işareti.

 

DEĞNEKÇİ OLMAK İÇİN NE GEREKİYOR?

 

Dönüşte Belediye otobüsü ve metrobüsü kullanarak Uzunçayır durağına geldim. Buradan Küçükyalı durağına minibüsle kolay gidiliyor. Veya benim kolayıma öyle geliyor. Durakta bir minibüs vardı ve başında da yolcu toplayan bir değnekçi bağırıyordu. “Maltepe, Kartal, Gebze, boş araba boş.” Aynı lafları tekrar edip duruyor, başka hatlara giden minibüslere de yolcu servis edip, anında parasını tahsil ediyordu. Bizim minibüste iğne atacak yer kalmamıştı ama bizimkisi;  “Tuzla, Çayırova, Gebze boş araba, boş araba” demeye devam ediyordu. Bu arada yan tarafta son model bir binek minibüs, bizim şoförün dikkatini çekti ve değnekçiye hitaben; “senin minibüsü ne yaptın” diye sordu. O da; “Onu servise bağladım. Bu da benim. Yarın da bunu başka servise bağlayacağım” şeklinde cevapladı ve hızla şoförden bahşişini alıp minibüse yol verdi. Zire peş peşe 2-3 minibüs daha gelmişti. Bu kısa zaman aralığında düşündüm; ‘acaba bu değnekçilik mesleğinde de sınav zorunluğu, diploma, kurs zorunluluğu var mı’ diye! Gördüğüm kadarı ile dolu arabaya boş diyecek kadar yüzsüzlük ve hiçbir minibüsü kaçırmayacak kadar atik olmak bu mesleğin olmazsa olmazıydı.  Doğrusunu söylemek gerekirse bu da her babayiğidin harcı değil diye düşündüm.

 

Resmin üzerinde sağa ve sola kaydırarak
bir önceki veya bir sonraki resme
geçiş yapabilirsiniz.

KÜNYE | İLETİŞİM | REKLAM | GİZLİLİK İLKELERİ | KULLANIM ŞARTLARI | PRIVACY POLICY |