Yazarlar

Hasan Sezer Hasan Sezer

Üniversite birinci sınıfta idik. Her yarıyılda okuduğumuz derslerden vize sınavlarına girer, aldığımız vize ile o dersi üç sınavda geçme hakkı elde ederdik. Olayların çok yoğun olduğu yıllardı. Ben de 2 dersten başarısız olmuş, Eylül ayında son hakkımı kullanmak üzere Trabzon’un yolunu tutmuştum. Şayet bu son hakkımda başarısız olursam, yeni derslerin yanı sıra bu iki derse de devam edecek, tekrar 3 sınav hakkı alabilmek için çaba harcayacaktım. Okul kampüsüne vardığımda manzara görülmeye değerdi. 5-8 hatta 10 dersi olan arkadaşlar bile yan gelip yatmaktaydı. Arkadaşlara sorduğumda cevapları; “Rahatına bak. Sonra verirsin”  oluyordu. Yumurta kapıda idi. Nasıl sonra verecektim? Çalışmaya gayret etsem de bir türlü ders çalışmaya konsantre olamıyordum!  Kısa sürede olayı kavradım. Rektörümüz, “biz öğrenciler rahat kavga edelim” diye vize alanların 9 kez tekrar vize almaksızın sınava girmesini sağlamıştı! Haliyle dersler başlayana kadar ben de yan gelip yattım. Bu iki ders de benimle birlikte son sınıfa kadar geldi. Ancak son sınıfta verebildim.

 

 

SİSTEM Mİ İNSANLARI BOZUYOR? İNSANLAR MI SİSTEMİ?

 

Bu konu, oldukça karışık bir durumdur. Sistemleri yapanlar aslında insanlar. Herkesin,  iyi olması veya kötü olması asla mümkün olamaz. Genellersek, ülke yönetimine talip olanlar da yurdumun insanları. Pek çoğu iyi niyetlerle siyasete soyunuyorlar. Bir süre kendi doğruları istikametinde ilerlemeye çalışıyorlar. Ama karşılarında önceden belirlenmiş bir rota onları bekliyor. Bu da daha çok açıklardan istifade ederek, ötekileri kötüleyerek, bir şeyler yaparken aynı zamanda kendisini ve çevresini nemalandırmak esasına dayanıyor. Bu sisteme adapte olanlar çarkın içinde kalıyor, olamayanlar ise kısa sürede elemine olup gidiyor. Toplumda da kabul etmeliyiz ki!  değerlerimizden uzaklaşma yönünde korkunç bir çözülme var. Dün bu toplumu ayakta tutan pek çok değerimiz; bugün yerlerde sürünürken, çok normal şeylermiş gibi kabul görüyor. İnsanımızın büyük çoğunluğu ekonomik yönden güç durumda. Uçan kuşa borçlanmış. Çareyi iddiada, lotada, piyangoda, at yarışında arıyor. Neyse ki; yeni futbol sezonu imdada yetişti. Hiç olmazsa birazcık dertlerimize deva olur. Ne diyelim. Sefamız olsun.

Resmin üzerinde sağa ve sola kaydırarak
bir önceki veya bir sonraki resme
geçiş yapabilirsiniz.

KÜNYE | İLETİŞİM | REKLAM | GİZLİLİK İLKELERİ | KULLANIM ŞARTLARI | PRIVACY POLICY |