24.11.2019 - 21:22
Bu CHP’den ne köy olur, ne kasaba!

İki CHP yandaşı gazeteci, asparagas bir haber yaptı. Güya Ak Parti’yi zora sokacaklardı. Bomba CHP’nin elinde patladı ve birbirine düşen parti karıştı. Muhalefette birlik beraberliği sağlayamayan bir parti iktidar olur mu? Velev ki, olsa; orada kalır mı? CHP’nin ne kendisinde iş var, ne de yandaş medyasında!

24 Kasım 2019 Pazar Türkiye Gündemi Yorumu:

 

CHP ana muhalefet partisi değil mi? İktidara en yakın parti değil mi? İki gazetecinin asparagas haberiyle darmadağın oldu! Böylesine beceriksiz ve dağınık bir partinin iktidar olması mümkün mü? Hadi ‘oldu’ diyelim; bu dağınıklıkla kaç gün kalır iktidarda?

Bugün Öğretmenler Günü’ydü. “Yarım elma, gönül alma” niyetine de olsa, pazarda limon satan kişilerin öğretmen oldukları hatırlandı ve onların “Öğretmenler Günü” tebrik edildi. Bu güzellik akşama kadar sürseydi bari değil mi? Türkiye’nin gündemi, ne zaman siyasetten başka bir şey oldu ki, bugün olsun? Kendisi de bir öğretmen olan Muharrem İnce, Öğretmenler Günü’nün baş aktörü oldu ve gündemi siyasete taşıyıp Yalova’daki evinin önünde, partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hesap vermeye çağırdı.

Muharrem İnce kendisini bu şekilde konuşmaya sevk eden gelişmeyi şöyle izah etti: “21 Kasım günü Sayın Genel Başkan, bir televizyonun sabah programında ‘İddia doğrudur ama ismi açıklayamam’ dedi. ‘Eyvah’ dedim, parti kaosun içerisine gidecek! Saat 11.23’te Sayın Genel Başkanı aradım, kendisine dedim ki, ‘Bakın burada bir yalan var, partimiz yara alacak; yanınıza geleyim, birlikte görüntü verelim, hiçbir CHP’li bunu yapmaz, bu kişi ben değilim. Bu badireyi atlatalım, partimiz yara almasın’ dedim. ‘Haber vereceğim’ dedi, haber vermedi.”

Kemal Kılıçdaroğlu’nu vefasızlıkla suçlayan Muharrem İnce, CHP’nin genel Merkezi’nde çöreklenmiş küçük bir azınlığın kendisine tuzak kurduğunu iddia etti ve “Bu tezgâhı ortaya çıkarır, cezalandırır, komployu kuranları partiden atarsak emin olun yeniden şahlanırız" dedi. İnce, “Onlar birbirlerini tanıyor. Yazın aynı teknede tatil yaptılar” ifadesini kullandı.

Muharrem İnce “şahlanırız” diyor ama CHP’nin sürdürülebilir bir şahlanışı gerçekleştirmesi oldukça zor! Hatta imkânsız! İmkânsız çünkü demokrasiyi yanlış anlayan bir parti olduklarını kabul etmiyorlar. Hastanın iyileşmesi için hastalını kabul etmesi gerekmez mi? CHP asla kabul etmiyor. Dolayısıyla iktidar olması oldukça zor; olamıyor da zaten!

Şu 3-5 gün gösterdi ki, bu tezgâh sanki Ak Parti’ye yönelikti ve Erdoğan’ın köşeye sıkışacağı ümidiyle tertip edilmişti. Erdoğan, siyasi dehasını gösterdi ve lekenin üzerine bulaşmasına fırsat vermediği gibi partililerini konsolide etmeyi de başardı.  

Erdoğan’ın bu başarısını kalıcı bir başarı olarak görmek, yanıltıcı olur. Önünde “işsizlik”, “Suriye”, “pahalılık”, “ABD”, “S-400”, “mülteci” gibi birçok problem var çünkü ve onlara bir türlü çözüm üretemiyor!

3-5 gün içinde yaşananların yeni partilerin kurulmasını hızlandırmaya yaradığını söylemek mümkün ama. Seçmen de bir yerde bunu bekliyordu zaten. Bilhassa iş dünyası “Ali Babacan”ı istiyor ve O’nun ekonomiyi bildiğini ve dünyayı tanıdığını ileri sürüyor. Muhafazakâr kesim ise tercihini “Ahmet Davutoğlu”ndan yana kullanıyor. “Senin Kasımpaşalı yürüyüşüne vurgunum” diyenlerin ise gözü Erdoğan’dan başkasını görmüyor!

Öğreten, öğretmendir. Tüm öğretmenlerin “Öğretmenler Günü”nü tebrik ediyoruz. Öğretmenlerin pazarlarda limon satmaktan kurtarılıp eğitimci olmasının sağlanacağı günleri yaşayacağımızı ümit ediyoruz.

Resmin üzerinde sağa ve sola kaydırarak
bir önceki veya bir sonraki resme
geçiş yapabilirsiniz.

KÜNYE | İLETİŞİM | REKLAM | GİZLİLİK İLKELERİ | KULLANIM ŞARTLARI | PRIVACY POLICY |